Daireyi aldınız, tapunuz elinizde. Taşınmaya hazırlanırken elektrik ve su için başvurduğunuzda bir şey öğreniyorsunuz: binanın iskânı yok. Müteahhit "birkaç ay içinde çıkar" diyor; aylar geçiyor, iskân gelmiyor. Bazen de durum çok daha ağırdır: bina projesine aykırı yapıldığı için belediye iskân vermiyor ve müteahhit ortada yok.

Bu yazıda şu sorulara cevap veriyorum: İskân (yapı kullanma izni) tam olarak nedir ve yokluğu size neye mal olur? Onu almak kimin yükümlülüğüdür? Müteahhitten veya satıcıdan neler isteyebilirsiniz ve hangi sürelerle bağlısınız? Daireyi iskânsız olduğunu bilerek aldıysanız haklarınız ne olur? Cevapları İmar Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un güncel metni ile Yargıtay kararları üzerinden veriyorum.

İskân Nedir, Yokluğu Size Neye Mal Olur?

Halk arasında "iskân" ya da "oturma izni" denen belgenin kanundaki adı yapı kullanma iznidir. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 30'a göre yapı tamamen bittiğinde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları bittiğinde bu kısımların kullanılabilmesi için ruhsatı veren belediye veya valilikten izin alınması mecburidir. İzin verilirken yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından sakınca bulunmadığı tespit edilir.

Yani iskân, binanın onaylı projesine uygun yapıldığının resmî teyididir. Yokluğunun somut sonuçları şunlardır:

  • Abonelik: İmar Kanunu m. 31'e göre kullanma izni alınmayan yapılar, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden faydalandırılmaz. Kanun aynı maddede, kullanma izni alan bağımsız bölümlerin bu hizmetlerden yararlandırılacağını da söyler.
  • Tapu: İskânı olmayan binalarda tapu genellikle kat irtifakı olarak kalır. Kat Mülkiyeti Kanunu m. 10/6'ya göre yapı kullanma izin belgesi düzenlenen yapıların cins değişikliği resen yapılır; kat mülkiyetine geçişin olağan yolu iskândan geçer.
  • Değer ve satış: İskânsız dairenin piyasa değeri düşer, konut kredisiyle satılması zorlaşır; kiraya verirken de abonelik sorunu çıkar.
  • Hukuki nitelik: Yargıtay, binadaki imara aykırılıklar nedeniyle iskân alınamamasını dairenin hukuki ayıbı olarak nitelendirir.[1]

Belediye başvuruyu bekletirse

İmar Kanunu m. 30/2, belediye ve valiliklere mal sahiplerinin başvurularını en geç otuz gün içinde sonuçlandırma zorunluluğu getirir; aksi hâlde bu sürenin sonunda yapının kullanılmasına izin verilmiş sayılır. Bu hüküm, başvurunun eksiksiz yapıldığı ve yapının ruhsata uygun olduğu durumlar içindir; projesine aykırı bir binanın iskânsızlığını gidermez.

İskânı Almak Kimin Yükümlülüğü?

Kanun kullanma iznini mal sahibinin başvurusuna bağlar (m. 30/1). Bu yüzden Yargıtay, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça iskân alma yükümlülüğünün kural olarak iş sahibine (arsa sahibine) ait olduğunu kabul eder. Ama aynı kararlar iki önemli şerh düşer:

  • "Anahtar teslimi" iskânı kapsar. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında sözleşmedeki "anahtar teslimi" ibaresi yapı kullanma izin belgesi alma yükümlülüğünü de kapsar; bu yükümlülük yükleniciye ve onun haleflerine aittir.[2]
  • Binayı imara uygun yapmak her durumda yüklenicinin borcudur. Başvuruyu kimin yapacağından bağımsız olarak, inşaatın imar mevzuatına, ruhsata ve projeye uygun tamamlanması yüklenicinin edimidir. İskân, proje aykırılığı yüzünden alınamıyorsa sorumluluk yüklenicidedir.[3]

Uygulamada kat karşılığı sözleşmelerin ve konut satış sözleşmelerinin büyük kısmında "iskânı alınmış olarak teslim" ya da "anahtar teslimi" kaydı bulunur. İlk iş sözleşmenizi bu gözle okumaktır.

Daireyi Müteahhitten Aldıysanız Hangi Haklarınız Var?

Daireyi doğrudan müteahhitten (yükleniciden) ya da bir inşaat şirketinden konut olarak aldıysanız, ilişki çoğu zaman bir tüketici işlemidir. 6502 sayılı Kanun'a göre ayıplı malda tüketicinin dört seçimlik hakkı vardır (m. 11): sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim. Bu hakların her birinin ne anlama geldiğini ve nasıl kullanıldığını Ayıplı Mal Aldım Ne Yapabilirim? İade, Değişim ve Hakem Heyeti Başvurusu yazısında ayrıntılı olarak anlattım. Tüketici işlemi değilse aynı haklar Türk Borçlar Kanunu m. 227'de satış sözleşmesi için düzenlenmiştir. Her iki durumda da genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

İskân özelinde bu haklar şöyle somutlaşır:

  • Onarım = binayı yasal hâle getirip iskânı almak. Aykırılık tadilat projesiyle giderilebiliyorsa, satıcıdan bunu yapması istenir. İskân başvuru ve harç masraflarını sizin üstlenmek zorunda kaldığınız durumlarda Yargıtay, bu masrafın da istenebileceğini; mahkemenin iskânın sonradan alınıp alınamayacağını araştırarak karar vermesi gerektiğini belirtmiştir.[4]
  • Bedelden indirim. İskânsızlığın dairenin değerinde yarattığı düşüş, bilirkişi incelemesiyle hesaplanarak istenebilir.
  • Sözleşmeden dönme. İskân hiç alınamayacak durumdaysa (örneğin aykırılık yasal hâle getirilemiyorsa) en güçlü seçenek budur. Hâkim, durum dönmeyi haklı göstermiyorsa onarım veya indirime karar verebilir (TBK m. 227/3).
  • Tazminat. Daireyi kullanamadığınız ya da kiraya veremediğiniz dönem için yoksun kalınan kira, kira ödemek zorunda kaldığınız başka bir ev gibi zararlar.

Daire henüz teslim edilmediyse: ön ödemeli konut

Daireyi inşaat aşamasında, bedelini peşin veya taksitle ödeyerek aldıysanız sözleşme 6502 sayılı Kanun m. 40 vd. kapsamında ön ödemeli konut satışıdır. Bu sözleşmelerde tüketici, sözleşme tarihinden itibaren yirmi dört aya kadar herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönebilir; satıcı bu durumda kanundaki oranlarla sınırlı bir tazminat isteyebilir. Ancak satıcı yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmezse tüketiciden herhangi bir bedel talep edemez ve iade edilecek tutar dönme bildiriminin satıcıya ulaşmasından itibaren en geç yüz seksen gün içinde geri verilir (m. 45).

Teslim tarihi geçtiyse izleyeceğiniz yolu, kira kaybını ve kredinin durumunu İnşaattan Daire Aldım, Teslim Gecikiyor yazısında ayrıca anlattım.

Daireyi Arsa Sahibinden ya da Önceki Malikten Aldıysanız

Burada iki ayrı ilişki vardır: sizin satıcınızla yaptığınız satış sözleşmesi ve arsa sahibiyle müteahhit arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi. Kural olarak kat karşılığı sözleşmenin tarafı değilsiniz; Yargıtay da 2026 tarihli bir kararında, müteahhitten daire satın alan kişinin, müteahhitle arsa sahipleri arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığını vurgulamıştır.[5]

Ancak bu, müteahhide hiçbir şey isteyemeyeceğiniz anlamına gelmez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, daireyi arsa sahibinden satın alan kişinin halefiyet ilkesi gereği satıcının sahip olduğu tüm haklara sahip olacağını kabul etmiştir; özellikle müteahhit aynı zamanda satıcı sıfatıyla eksikleri tamamlayıp teslim etme yükümü altına girmişse, ilişkinin kendine özgü gelişimi göz ardı edilemez.[1] Hangi yolun açık olduğu; satış sözleşmenizde iskâna dair taahhüt olup olmadığına, arsa sahibinin müteahhide karşı haklarını size devredip devretmediğine bakılarak belirlenir.

İskânsız Olduğunu Bilerek Aldıysanız Ne Olur?

Bu, uygulamada davaların en çok kaybedildiği noktadır ve açık konuşmak gerekir.

Yargıtay, imara aykırılık nedeniyle iskân alınamayan bir daireyi bu hukuki ayıbı bilerek ve yasaya aykırı durumun devamını kabul ederek satın alan kişinin tazminat istemesini haklı görmemiş, davanın reddini onamıştır.[1] 2026 tarihli kararda da daire kat irtifaklı ve inşaat bitmemişken alınmış, iskânın bulunmadığı bilinerek "mevcut hâliyle" satın alındığı ve ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu kabul edilerek tazminat talebi reddedilmiştir; alıcı, dairenin "iskânı alınmış, anahtar teslim" olarak satıldığını ispat edememiştir.[5]

Bu kararlardan çıkan ders şudur: "İskân çıkacak" sözü yazıya geçmediyse, sözlü vaat ispat edilemeyebilir. Satış sözleşmesine ve tapuda alınan beyana (veya ayrı bir protokole) iskânın kimin tarafından, hangi tarihe kadar alınacağının ve alınmazsa ne olacağının (cezai şart, bedel iadesi) açıkça yazılması, sonradan açılacak davanın kaderini belirler.

Öte yandan "bilerek aldı" savunması her durumda kendiliğinden uygulanmaz. Satıcı iskânın kısa sürede alınacağını taahhüt etmişse, aykırılık gizlenmişse ya da sorun ancak sonradan ortaya çıkmışsa durum farklıdır. Ayrıca Yargıtay, basit yargılama usulüne tabi bir davada satıcı süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını savunma olarak ileri sürmediyse, mahkemenin bunu kendiliğinden gözeterek davayı reddedemeyeceğini belirtmiştir.[4]

"Yapı Kayıt Belgesi Var" Deniyorsa: İmar Barışı İskânın Yerini Tutar mı?

2018'de 7143 sayılı Kanunla İmar Kanunu'na eklenen geçici m. 16 ("imar barışı"), imara aykırı yapılar için yapı kayıt belgesi getirdi. Bu belgeyi alan yapılara talep hâlinde geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir; malikler tam muvafakatle başvurarak cins değişikliği ve kat mülkiyeti de kurabilir.

Ama yapı kayıt belgesi iskân değildir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023 tarihli kararına göre bu belge imara aykırı yapının kullanılmasına ilişkindir, yapıyı imara uygun hâle getirmez ve yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüme kadar geçerlidir. Daire, yapı kayıt belgesi alınmasının yüklenicinin iskân alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını ve iskân alınmayan ya da alınmaya uygun olmayan bir binanın ekonomik değerinin bulunmadığını belirtmiştir.[3]

Dürüst olmak gerekirse bu konuda Daire içinde de görüş ayrılığı vardır: aynı karar oy çokluğuyla verilmiş, karşı oy yapı kayıt belgesinin malike kullanma ve tasarruf yetkilerini sağladığını, bu nedenle iskânlı yapıyla arasındaki değer farkının tazmin ettirilmesinin yeterli olacağını savunmuştur. Somut dosyada hangi yaklaşımın uygulanacağı, sözleşmenin içeriğine ve binanın yasal hâle getirilip getirilemeyeceğine göre belirlenir.

Kat Karşılığı Verdiyseniz: Arsa Sahibinin Hakları

Arsanızı kat karşılığı verdiyseniz ve sözleşmede iskânın yüklenici tarafından alınacağı kararlaştırılmışsa, Yargıtay'a göre iskân alınmadıkça yüklenicinin edimini ifa ettiği kabul edilemez.[3] Bunun sonuçları şunlardır:

  • Gecikme tazminatı ve cezai şart. Sözleşme iskânlı teslimi teslim şartı olarak öngörmüşse gecikme, teslim tarihi ile iskânın alındığı tarih arasındaki süre için hesaplanır. Yargıtay bu hesabın, belgenin alınması gereken tarih ile fiilen alındığı tarih arasındaki süreye göre yapılması gerektiğini belirtmiştir.[6]
  • Tapu devirleri. Yükleniciye yapılan tapu devirleri "avans" niteliğindedir; yüklenici edimini ifa ettiği oranda hak kazanır. İşin projeye aykırı bitirilmesi, yükleniciden daire alan üçüncü kişileri de etkileyebilir.[3]
  • Önce süre ve yetki. Mahkemeler, bina tadilat projesiyle yasal hâle getirilebiliyorsa yükleniciye önce bunun için süre ve yetki verir; ancak Yargıtay'ın ifadesiyle iş sahibi için de bu beklemenin bir tahammül sınırı vardır. Yasal hâle getirilemezse veya verilen süre sonuçsuz kalırsa sözleşmenin feshi gündeme gelir.

Müteahhidin binayı hiç bitirmediği durumlar için Müteahhit Binayı Bitirmedi — Ne Yapabilirim? yazısında fesih, ifa ve tapu iptali seçeneklerini ayrıca anlattım.

Süreler: Ne Zamana Kadar Dava Açabilirsiniz?

  • Satış (TBK): Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılda, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılda zamanaşımına uğrar (TBK m. 244/3).
  • Tüketici işlemi (6502): Konutta ayıplı maldan sorumluluk, taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz (m. 12/1, 12/3).
  • Ayıp ihbarı: Ayıbı fark ettiğinizde satıcıya (tercihen noter aracılığıyla) yazılı bildirim yapın. Bildirim, hem hangi seçimlik hakkı kullandığınızı belgeler hem de "bildiği hâlde sustu" savunmasının önüne geçer.

Hangi Mahkeme, Hangi Yol?

  • Konutu bir müteahhit veya inşaat şirketinden konut olarak aldıysanız uyuşmazlık genellikle tüketici mahkemesinde görülür. Hakem heyeti ile tüketici mahkemesi arasındaki parasal sınırları ve başvuru yolunu Ayıplı Mal Aldım Ne Yapabilirim? yazısında anlattım.
  • Satıcı tacir değilse (örneğin daireyi bir bireyden aldıysanız) ya da kat karşılığı sözleşmesinin tarafı olarak arsa sahibiyseniz dava asliye hukuk mahkemesinde açılır.
  • Her iki durumda da en belirleyici delil, belediyeden alınacak "iskân neden verilmiyor, aykırılık giderilebilir mi?" yazısı ve keşifle alınacak bilirkişi raporudur. Yargıtay da mahkemelerden önce bu soruların belediyeye sorulmasını ister.[7]

Ne Yapmalısınız? — Sıra Sıra

  • 1. Belediyeye sorun. İmar müdürlüğünden binanın ruhsat durumunu, iskân başvurusu yapılıp yapılmadığını ve neden verilmediğini yazılı olarak öğrenin. Sorun bir evrak eksiği mi, harç borcu mu, yoksa projeye aykırılık mı? İzlenecek yol buna göre tamamen değişir.
  • 2. Sözleşmelerinizi toplayın. Satış sözleşmesi, varsa satış vaadi, tapuda alınan resmî senet, ilan ve broşürler, yazışmalar. "İskân", "anahtar teslimi", "oturma izni" kelimelerini arayın.
  • 3. Kat karşılığı sözleşmesini edinin. Daireyi müteahhitten aldıysanız, onun arsa sahipleriyle yaptığı sözleşme (noter düzenleme şeklinde ise noterden) iskân yükümlülüğünü kime verdiğini gösterir.
  • 4. Noterden ihtar çekin. Satıcıya ve müteahhide iskânın makul bir sürede alınmasını, aksi hâlde kullanacağınız seçimlik hakkı (indirim, dönme, tazminat) bildirin.
  • 5. Zararınızı belgeleyin. Ödediğiniz kira, abonelik alınamadığı için yaptığınız masraflar, kiraya verememeniz nedeniyle yoksun kaldığınız gelir.
  • 6. Delil tespiti düşünün. Binadaki aykırılıklar (fazladan kat, ortak alan işgali, projeden farklı cephe) değiştirilebilecek nitelikteyse dava öncesinde mahkemeden delil tespiti istemek ispatı güçlendirir.
  • 7. Kat malikleriyle birlikte hareket edin. İskân bina bazında bir sorundur; aynı durumdaki diğer maliklerle ortak başvuru ve ortak bilirkişi incelemesi hem maliyeti düşürür hem belediye nezdinde daha etkili olur.

Sık Sorulan Sorular

İskânı olmayan daireyi satabilir miyim?

Kat irtifakı tapusuyla satış hukuken mümkündür. Ancak alıcıya iskânın olmadığını açıkça bildirmeniz gerekir; aksi hâlde siz de alıcıya karşı ayıptan sorumlu olabilirsiniz. Ayrıca alıcının konut kredisi kullanması zorlaşır, bu da fiyata yansır.

Sadece benim dairem için iskân alınabilir mi?

İmar Kanunu m. 30, yapının kısmen kullanılması mümkün kısımları için de kullanma izni verilebileceğini düzenler ve m. 31 kullanma izni alan bağımsız bölümlerin hizmetlerden yararlandırılacağını söyler. Ancak aykırılık binanın ortak yerlerinde veya taşıyıcı sisteminde ise tek bir daire için izin alınması pratikte mümkün olmayabilir; bunu belediyenin yazısı gösterir.

İskân yokken elektrik ve su nasıl bağlanıyor?

Kural olarak bağlanmaz (m. 31). İstisnası, imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alınmış yapılara talep hâlinde verilen geçici aboneliktir. Abonelik sorunu yaşıyorsanız bu durum zararınızın bir kalemidir.

Müteahhit iflas ettiyse ya da ortada yoksa ne olur?

Talepler yine yöneltilebilir, ancak tahsil kabiliyeti sorun olur. Bu durumda kat malikleri iskân için gereken tadilatı ve başvuruyu kendileri üstlenip masrafı müteahhide rücu etmeyi değerlendirebilir. Kat karşılığı sözleşmede yüklenicinin halefleri de yükümlülükle bağlı olabileceğinden, müteahhidin devrettiği bağımsız bölümlerin durumu da incelenmelidir.

Kat irtifakı ile kat mülkiyeti arasındaki fark beni neden ilgilendiriyor?

Kat irtifakı, henüz tamamlanmamış ya da iskânı alınmamış bir bina için kurulan haktır; kat mülkiyeti ise tamamlanmış yapıdaki bağımsız bölüm üzerindeki mülkiyettir. İskânla birlikte cins değişikliği yapılır ve kat mülkiyetine geçilir. Kat irtifakı döneminde aidat ve giderlerin nasıl paylaşıldığını Teslim Edilmemiş Dairenin Aidatını Kim Öder? yazısında anlattım.

Sonuç

  • İskân (yapı kullanma izni), binanın projesine uygun yapıldığının resmî teyididir. Yokluğu elektrik-su aboneliğini, tapuyu, satışı ve değeri doğrudan etkiler; Yargıtay bunu hukuki ayıp sayar.
  • İskân başvurusu kural olarak mal sahibine aittir, ama sözleşmedeki "anahtar teslimi" kaydı bu yükümlülüğü yükleniciye yükler; binayı imara uygun yapmak her hâlükârda yüklenicinin borcudur.
  • Alıcının seçimlik hakları: onarım (iskânın alınması), bedel indirimi, sözleşmeden dönme ve yanında tazminat.
  • Daireyi iskânsız olduğunu bilerek ve yazılı bir taahhüt almadan aldıysanız dava açmanız zorlaşır. "İskân çıkacak" sözünü mutlaka yazıya geçirin.
  • Yapı kayıt belgesi iskân değildir; Yargıtay'ın çoğunluk görüşüne göre yüklenicinin iskân yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
  • Süre: yapının ayıbında genel kural beş yıl (TBK'da mülkiyetin geçmesinden, tüketici işleminde teslimden); ağır kusurda TBK'ya göre yirmi yıl.

İnşaat ve gayrimenkul uyuşmazlıklarına dair diğer yazılarım: binayı yapan tarafın teknik sorumluluğu için Şantiye Şefi Olarak Neyden Sorumluyum?, aldığınız dairede kiracı varsa Yeni Ev Aldım, Kiracı Çıkmıyor.

İskânı alınamayan konutlar, kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ve müteahhitle yaşanan uyuşmazlıklarda hukuki destek veriyorum. Belediye yazısı ve sözleşmelerinizle birlikte iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz; Çanakkale dışından okuyorsanız online görüşme de yapabiliyoruz. Hizmet kapsamı için Çanakkale Gayrimenkul Avukatı sayfasına göz atabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. İskân uyuşmazlıklarının sonucu; sözleşmenin içeriğine, aykırılığın niteliğine ve giderilip giderilemeyeceğine, tarafların ne zaman neyi bildiğine göre değişir. Yazıdaki hiçbir ifade belirli bir sonucun taahhüdü olarak anlaşılmamalıdır.

Kaynak Kararlar ve Mevzuat

  1. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2020/5762 E., 2021/7564 K., 29.06.2021. Binadaki İmar Kanunu'na aykırılıklar nedeniyle iskân alınamamasının dairenin hukuki ayıbı olduğuna, daireyi satın alanın halefiyet ilkesi gereği satıcının haklarına sahip olacağına; ancak hukuki ayıbı bilerek ve aykırılığın devamını kabul ederek satın alan kişinin tazminat istemesinin haklı kabul edilemeyeceğine ilişkindir (gerekçe düzeltilerek onama). Tam metin: mevzuat.adalet.gov.tr. ↩ Metne dön
  2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2022/3534 E., 2024/1987 K., 05.06.2024. İskân izni alma yükümlülüğünün İmar Kanunu m. 30 gereği kural olarak iş sahibine ait olduğuna, sözleşmeyle yükleniciye bırakılabileceğine ve Dairenin yerleşik uygulamasında "anahtar teslimi" ibaresinin yapı kullanma izin belgesi alma yükümlülüğünü de kapsadığına ilişkindir. Tam metin: mevzuat.adalet.gov.tr. ↩ Metne dön
  3. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2022/1636 E., 2023/2602 K., 05.07.2023 (oy çokluğu). İnşaatın imar mevzuatına uygun tamamlanmasının yüklenicinin edimi olduğuna; yapı kayıt belgesinin yapıyı imara uygun hâle getirmediğine ve yüklenicinin iskân alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığına; iskân alınmayan veya alınmaya uygun olmayan binanın ekonomik değeri bulunmadığına; sözleşmede kararlaştırılan iskân alınmadıkça edimin ifa edilmiş sayılamayacağına; yükleniciye yapılan tapu devirlerinin avans niteliğinde olduğuna ilişkindir. Karşı oy, yapı kayıt belgesi alınan yapıda iskânlı yapıyla arasındaki değer farkının tazmininin yeterli olacağı görüşündedir. Tam metin: mevzuat.adalet.gov.tr. ↩ Metne dön
  4. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2020/5094 E., 2021/3244 K., 29.03.2021. Sözleşmede iskânın müteahhit tarafından alınacağı kararlaştırıldığı hâlde alınmamasına dayalı bedel indirimi ve iskân masrafı taleplerinde, satıcı süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını savunma olarak ileri sürmediği sürece bu hususun kendiliğinden gözetilemeyeceğine ve iskânın sonradan alınıp alınamayacağı değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğine ilişkindir (bozma). Tam metin: mevzuat.adalet.gov.tr. ↩ Metne dön
  5. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/2906 E., 2026/91 K., 14.01.2026. Müteahhitten kat irtifaklı olarak ve inşaat bitmemişken satın alınan dairede iskânın bulunmadığının bilinerek mevcut hâliyle satın alındığına, ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğuna ve alıcının kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığına göre tazminat talebinin reddinin yerinde olduğuna ilişkindir (onama). Tam metin: mevzuat.adalet.gov.tr. ↩ Metne dön
  6. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2020/1963 E., 2021/689 K., 08.03.2021. Sözleşmede iskânlı teslim teslim şartı olarak kararlaştırılmışsa gecikme tazminatının, belgenin alınması gereken tarih ile fiilen alındığı tarih arasındaki süre üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkindir. Tam metin: mevzuat.adalet.gov.tr. ↩ Metne dön
  7. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/5278 E., 2022/4057 K., 13.09.2022. Kat karşılığı sözleşme uyarınca iskân alınmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğuna; mahkemenin belediyeden iskân verilmesinin mümkün olup olmadığını ve koşullarını sorması, sonrasında yükleniciye (ve haleflerine) iskân için yetki ve makul süre vermesi gerektiğine ilişkindir. Tam metin: mevzuat.adalet.gov.tr. ↩ Metne dön
  8. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 30 (yapı kullanma izni; otuz günlük sonuçlandırma süresi), m. 31 (kullanma izni alınmamış yapılara elektrik, su ve kanalizasyon hizmeti verilmemesi), geçici m. 16 (yapı kayıt belgesi; 11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Kanunla eklenmiştir). 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 10/6 (yapı kullanma izin belgesi düzenlenen yapılarda cins değişikliğinin resen yapılması; 7327 sayılı Kanunla değişik). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 227 (alıcının seçimlik hakları), m. 244/3 (yapının ayıbından doğan davalarda zamanaşımı). 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 11 (seçimlik haklar), m. 12 (zamanaşımı), m. 40 vd. ve m. 45 (ön ödemeli konut satışı ve sözleşmeden dönme).
İletişime Geç ← Blog Listesine Dön