Hiçbirimiz diş ağrısı başlamadan dişçiye gitmeyi sevmeyiz. Ama hepimiz biliriz ki altı ayda bir yapılan bir kontrol, kanal tedavisinden hem daha ucuz hem daha az acılıdır. Tıpta buna önleyici hekimlik denir: Hastalığı tedavi etmek yerine ortaya çıkmasını engellemek.

Hukukta da aynı şey geçerlidir, ama çok daha az konuşulur. Avukata çoğu zaman iş işten geçtikten sonra gidilir: Kiracı çıkmıyordur, müteahhit binayı bitirmemiştir, ortak şirketi boşaltmıştır, para dolandırıcının hesabına gitmiştir. Bu noktada avukatın yapabileceği şey, artık "tedavidir" ve tedavi her zaman pahalıdır.

Bu yazıda önleyici avukatlığın ne olduğunu ve bir sorun yaşanmadan önce avukata danışmanın neden çoğu zaman daha az maliyetli olduğunu, sahadan örneklerle anlatmak istiyorum.

Bir Hukuki Sorunun Gerçek Maliyeti Nedir?

İnsanlar avukata danışmanın maliyetini düşünürken genellikle yalnızca avukatlık ücretini hesaba katar. Oysa bir uyuşmazlık çıktığında ödenen bedel çok daha geniştir:

  • Yargılama giderleri: Harçlar, bilirkişi ücretleri, tebligat ve keşif masrafları. Dava kaybedilirse karşı tarafın vekâlet ücreti de eklenir.
  • Zorunlu ön aşamalar: Ticari, iş, tüketici ve kira uyuşmazlıkları gibi pek çok alanda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Süreç uzar, aşama sayısı artar.
  • Zaman: Bir dava, istinaf ve temyiz aşamalarıyla birlikte yıllar sürebilir. Bu süre boyunca para, taşınmaz ya da ticari ilişki askıda kalır.
  • Enflasyon: Yıllar sonra kazanılan bir alacak, kaybedildiği gündeki değerini taşımaz. Bunun ne kadar büyük bir kayıp olduğunu dolandırıcılık yazısında resmî enflasyon rakamlarıyla hesapladım: Üç yıl sonra geri alınan 100.000 TL, kaybedildiği günün parasıyla yaklaşık 38.700 TL ediyordu.
  • İspat riski: Haklı olmak, kazanmak için yetmez; haklı olduğunuzu ispat etmeniz gerekir. Sözlü anlaşmalar, eksik yazılmış sözleşmeler ve saklanmamış belgeler, haklı tarafı davayı kaybedebilecek duruma düşürür.
  • Ölçülemeyen bedel: Stres, bozulan aile ve iş ilişkileri, mahkeme koridorlarında geçen günler.

Bir sözleşmenin imzalanmadan önce okunması ya da bir işlemin yapılmadan önce danışılması ise çoğu zaman tek bir görüşmeyle biter.

Sorunlar Nerede Başlar? Sahadan Örnekler

Avukatlık pratiğinde karşılaştığım uyuşmazlıkların önemli bir kısmının kökü, yaşanmadan önce atılan ya da atılmayan bir adıma dayanır. Birkaç örnek:

Kira sözleşmesi ve tahliye taahhüdü

Ev sahipleri internetten indirdikleri bir kira sözleşmesi örneğini doldurur ve sözleşmeyle aynı gün bir "tahliye taahhüdü" imzalatır. Oysa kanuna göre tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmiş olması gerekir. Sözleşmeyle aynı anda imzalatılan taahhüt, ileride tam da ihtiyaç duyulduğu anda işe yaramayabilir. Kiracının çıkmadığı bir süreç başladığında ise iş, aylar ya da yıllar sürebilecek bir tahliye davasına dönüşür. (Ayrıntılar için: Kiracı Evden Çıkmıyor.)

Ev almak

Kiracılı bir ev satın alan kişi, "ben malikim, kiracı çıkar" diye düşünür. Ama yeni malikin tahliye hakkı, kanunda sıkı sürelere bağlıdır; ilk ayda yapılması gereken bildirim kaçırılırsa tahliye yılları bulabilir. Tapuda işlem yapılmadan önce bir saatlik danışma, bu süreleri baştan planlamayı sağlar. (Bkz. Yeni Ev Aldım, Kiracı Çıkmıyor.)

Kat karşılığı inşaat

Arsa sahipleri, müteahhitle imzalanan sözleşmede teslim süresinin, gecikme cezasının, teminatın ve iş bitmezse ne olacağının açıkça yazılmadığını çoğu zaman bina yarım kaldığında fark eder. O noktada seçenekler daralmış, maliyetler katlanmıştır. Aynı maddelerin imza öncesinde düzenlenmesi ise yalnızca birkaç saat alır. (Bkz. Müteahhit Binayı Bitirmedi.)

Miras

Borçlu ölen bir yakının mirasını reddetmek için kanun kural olarak üç aylık bir süre tanır. Bu süre çoğu zaman yas içinde, farkında olmadan geçip gider ve mirasçılar hiç tanımadıkları borçlarla karşılaşır. Ölümden sonraki ilk haftalarda yapılacak bir danışma bu riski ortadan kaldırır. (Bkz. Babamın Borçları Bana Kalır mı?)

İş ilişkisi

İşverenler için yanlış yapılmış bir fesih, kıdem ve ihbar tazminatının yanında işe iade davası riskini de doğurur. İşçiler için ise yanlış zamanda verilen bir istifa dilekçesi, tazminat haklarını kaybettirebilir. Fesihten önce sorulan tek bir soru, bu sonuçların hepsini değiştirebilir. (Bkz. Kıdem Tazminatı Alabilir miyim?)

Şirket ortaklığı

Arkadaşlar ya da akrabalar arasında kurulan şirketlerde ortaklık sözleşmesi çoğu zaman standart bir ana sözleşmeden ibarettir. Ortaklardan biri ayrılmak istediğinde, ölüm hâlinde ya da yönetimde anlaşmazlık çıktığında ne olacağı yazılmamıştır. Kuruluşta yazılacak birkaç madde, yıllar sonra çıkabilecek bir ortaklık davasının önüne geçer.

Dolandırıcılık

"Dosyanız işleme alınmıştır" mesajını alan kişi, numarayı aramadan önce bir avukata "Bu gerçek mi?" diye sorduğunda cevap bir dakika sürer. Aradıktan ve para gönderdikten sonra ise süreç; banka başvurusu, savcılık şikâyeti, ceza davası ve hukuk davasıyla yıllara yayılır. (Bkz. "Dosyanız İşleme Alınmıştır" SMS'i.)

Önleyici Avukatlık Pratikte Nasıl Olur?

Önleyici avukatlık, her işiniz için sürekli bir avukatla çalışmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Çoğu zaman şu birkaç alışkanlık yeterlidir:

  • İmzadan önce okutun. Kira, satış, inşaat, iş, ortaklık, kredi ve kefalet sözleşmeleri. Özellikle kefalet ve teminat içeren belgeler.
  • Büyük kararlardan önce sorun. Ev almak, şirket kurmak, işçi çıkarmak, istifa etmek, miras paylaşmak, boşanmaya karar vermek.
  • Süre işlediğini öğrendiğinizde hemen sorun. Bir tebligat, ihtarname, icra emri ya da ödeme emri aldığınızda. Hukukta pek çok hak, bir sürenin kaçırılmasıyla kaybolur.
  • Belgeleri saklayın. Dekontlar, yazışmalar, teslim tutanakları. Bir uyuşmazlıkta en değerli şey, olay anında oluşturulmuş belgedir.
  • Şüphelendiğinizde sorun. Size gelen bir mesajın, teklifin ya da "fırsatın" gerçek olup olmadığından emin değilseniz.

Neden Daha Az Maliyetlidir?

Basit bir karşılaştırma yapalım. Önleyici danışmanlıkta harcanan şey, bir görüşmenin ve belki bir sözleşme incelemesinin bedelidir. Uyuşmazlık çıktıktan sonra ise yukarıda saydığım kalemlerin tamamı devreye girer: avukatlık ücreti, yargılama giderleri, arabuluculuk, bilirkişi, yıllar süren bekleme ve bu bekleme sırasında eriyen paranın değeri.

Üstelik önleyici danışmanlığın en büyük getirisi çoğu zaman hiç görülmez, çünkü yaşanmayan bir sorunun faturası gelmez. Tıpkı zamanında yapılan bir kontrolle erken teşhis edilen bir hastalık gibi: Kimse hiç yaşamadığı bir ameliyatın masrafını hesaplamaz.

Sonuç

  • Bir hukuki sorunun maliyeti avukatlık ücretinden ibaret değildir; harçlar, bilirkişi, zaman, enflasyon ve ispat riski de bu maliyetin parçasıdır.
  • Uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, imzadan ya da karardan önce atılan bir adımla önlenebilir.
  • Önleyici avukatlık, sürekli bir avukat tutmak değil; doğru anlarda soru sormak alışkanlığıdır.
  • En ucuz dava, hiç açılmayan davadır.

Çalışma biçimimi ve danışmanlık süreçlerimi Bir Avukat Olarak Nasıl Çalışıyorum? yazısında anlattım. İmzalamak üzere olduğunuz bir sözleşme ya da almak üzere olduğunuz bir karar varsa, iletişim sayfasından ya da telefonla ulaşabilir, yüz yüze veya çevrim içi bir görüşme planlayabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Örneklerde anılan süreler ve şartlar, ilgili yazılarda ayrıntılı olarak ele alınmıştır; somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririm.

İletişime Geç ← Blog Listesine Dön